Bu aşağıdaki yazı bana istanbulda oturan bir ablam tarafından yollandı. İett'de ona yapılan tabiri yerindeyse bi serefsizliği anlatıyor. Bunu arkadaslarınıza yollayabilirseniz sevinirim arkadaslar.
Bu toplumun paryası engelliler mi? Yoksa onlara ayrımcılık yapanlar mı?
2 Mart Cuma günü Saat 16;00 da annemle birlikte 34 YID 47 plakalı ve D123 no'lu Bahçeşehir-Taksim Özel Halk Otobüsüne bindik (2 katlı) .. Tekerlekli sandalyemle orta kapıdan giriş yapıyorum ve orta kapının yanındaki boşlukta duruyoruz.. Hareket ettikten 2 dakika sonra muavin sandalyemi katlayıp koltuğa geçmemi söyledi. Bunun mümkün olmayacağını çünkü %95 engelli olduğumu belirttim.. Şişhane durağına geldiğimizde bana otobüsten inmem gerektiğini çünkü yolcularını rahatsız ettiğimi belirtti. Diğer yolcular gibi ücretimi ödememe rağmen, gelen geçen insanların bana çarpıp rahatsız olmam düşünülmeden "diğer yolcuları" rahatsız edeceğimin ifade edilmesi ilk değil tabii ki.. Aynı otobüste bulunan gazeteci bir yolcu ve benim itirazlarım sonucunda otobüsten atılmadım.. Ayakta yolcu alıp otobüsü tıkabasa dolduran bu gayri insani zihniyetler tekerlekli sandalyede birini gördüler mi nedense diğer yolcularının rahatını düşünür oluveriyorlar..
17 yıldır engelli yaşıyorum. Bu olay yeni engelli olduğum günlere tesadüf etseydi bir daha dışarı çıkma cesareti bile gösteremezdim herhalde..
Bunun adı "ayrımcılık" değil midir? Hindistan'da paryalara (Hindistan Kast sisteminde insanlığın en aşağı tabakası sayılan sınıf) böyle davranılırdı herhalde.. Son 3 yıldır (ayda yılda bir) otobüse binen biri olarak, otobüslere her yaklaştığımda bu kez ne olacak acaba diye rahatsızlık hissetmem ya da bunun bana hissettirilmesi sizce olağan mı? Bu toplumda insanlar sınıflandırılmış ta şoför ve muavinleri biliyor, benim mi haberim yok?
Daha önceki 3 şikayetimde de işlem yapıldı ve tarafıma bilgi verildi.. Ama görülüyor ki bu sonucu değiştirmiyor.. Hala her otobüse bindiğimde gene mi aşağılanacağım, gene mi insan yerine konulmayacağım tedirginliği yaşıyorum.. Her dışarı çıktığımda bir şeyleri şikayet etmek için dilekçe veya mektup yazmak hayat enerjimi düşürür hale geldi…
İnsanlara hizmet ederek para kazanan insanların bu tip bir ayrımcılık yapma hakkı var mıdır? Bu insanlara "engellilik" konusu nasıl anlatılır? Bu konuda nasıl bir çözüm üretilir bilemiyorum.. Ama inanın gerek ben gerek annem aynı kabusu yaşamaktan usandık.. Engelli ulaşamazsa ne işe ne eğitime ne de sosyal hayata katılabilir.. Bu durumda Engellilerle ilgili yasa çıkarıp durmak nafile çabadır..
-------------------------
Bu konuyu İETT'nin yetkili birimlerine şikayet ettiğim halde halde lütfedip bana yanıt vermediler.. Konuyla ilgili desteğinizi rica ediyorum.. Protesto için e-posta adresleri aşağıda.. Aynı metnin tekrar tekrar gönderilmesi nahoş olur, destek olmak isteyen kısa da olsa kendi görüşünü yazarsa hedefe varır sanırım..
Sevgi ve Saygılarımla
N. Teslime TABLACI
MEHMET ÖZTÜRK Görevi :GENEL MÜDÜR
e-posta :
mozturk@iett.gov.tr Ali Bölükbaşı Görevi :GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
e-posta :
abolukbasi@iett.gov.tr Cemal Acar Görevi :GENEL MÜDÜR YARDIMCISI
e-posta :
cacar@iett.gov.tr ALİ ÇELEBİ Görevi :PERS. VE SOS. IS. D. BSK.
e-posta :
acelebi@iett.gov.tr FAZLI AYDOĞAN Görevi :HALKLA ILISKILER SUBE MÜD.
e-posta :
faydogan@iett.gov.tr